Osmanlı minyatürü: dönemleri, özellikleri ve sanatçıları
Osmanlı minyatürü, Osmanlı sarayında ve çevresinde 15. yüzyıldan 19. yüzyıl başına kadar hazırlanan el yazması kitapların resimleridir. En parlak dönemi 16. yüzyılın ikinci yarısıdır: Nakkaş Osman ve ekibi, padişahların seferlerini, törenlerini ve şenliklerini sade zeminler üzerinde, yalın bir anlatımla resimledi.
Kavram rehberi · 8 dk · İlayda
Osmanlı minyatürü nedir?
Osmanlı minyatürü, Osmanlı sarayında ve çevresinde hazırlanan el yazması kitapların resimleridir. Minyatür, kitabın sayfasına yapılan ve metni anlatan küçük resim demek; ne olduğunu ve nasıl yapıldığını Minyatür nedir? rehberinde anlattık.
Bu gelenek 15. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Edirne'de başlar, 16. yüzyılın ikinci yarısında en parlak dönemini yaşar, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında sona erer. Osmanlı nakkaşları, yani minyatür sanatçıları, edebî hikâyelerin yanında kendi devletlerinin tarihini de resimledi: padişahın seferleri, kuşatılan kaleler, elçi kabulleri ve İstanbul'un şenlikleri bu kitapların başlıca konuları arasındadır.
Osmanlı minyatürünün özellikleri
Bir Osmanlı minyatürüne bakarken şunlara dikkat et:
- Konu çoğu zaman tarihtir. 16. yüzyılın ikinci yarısında resimlenen kitapların önemli bir bölümü, padişahların hayatını ve seferlerini anlatan saray tarihleridir. TDV, Hünernâme'nin ikinci cildindeki altmış beş minyatürün her birini "tarihî belge niteliği taşıyan" resimler olarak anar.
- Zemin sade, anlatım açıktır. Kanûnî dönemindeki gibi bütün yüzeyi süslemek klasik üslupta artık öne çıkmaz. Zeminler sadeleşir, sahneler kısa ve açık anlatılır; TDV'nin deyişiyle nakkaşlar konuları "belgesel bir gerçekçilikle" göstermeye çalışır.
- Şehirler gözleme dayanır. Matrakçı Nasuh, kendi yazdığı tarih kitaplarını insan figürü olmayan manzaralarla ve şehirlerin kuşbakışı görünümleriyle resimledi. Beyân-ı Menâzil'deki resimlerin çoğu gözleme dayanır.
- Şenlikler alay alay resimlenir. Sûrnâme-i Hümâyûn'da sahneler esnafın alay hâlinde geçişini tek tek gösterir; arşivde camcıların ve mimarların alayı var.
- Padişah portreleri ayrı kitaplarda toplanır. Seyyid Lokmân'ın yazdığı Kıyâfetü'l-insâniyye, yani Şemâilnâme, Osmanlı padişahlarını tek tek portrelerle gösterir.

Osmanlı minyatürünün dönemleri
Edirne ve Fâtih dönemi (15. yüzyıl)
Osmanlı minyatürünün bilinen erken örnekleri, devletin ikinci başkenti Edirne'de 15. yüzyılın üçüncü çeyreğinde hazırlanan Dilsûznâme, Külliyyât-ı Kâtibî ve Ahmedî'nin İskendernâme'sidir. Bu kitaplarda, 1440'tan sonra Şiraz'dan Edirne'ye geldiği düşünülen sanatçılarla Türk nakkaşların birlikte çalıştığı anlaşılıyor.
İstanbul'un fethinden sonra İtalya'dan davet edilen Gentile Bellini'nin yaptığı yağlıboya Fâtih portresi ve Costanzo da Ferrara'nın bronz madalyonları, Osmanlı nakkaşları Sinan Bey ile Şiblîzâde Ahmed'in üslubunu etkiledi. Mustafa Âlî'ye göre Sinan Bey, Venedikli bir ressamın öğrencisinden ders almıştı.
II. Bayezid dönemi (1481–1512)
Bu dönemin edebî kitaplarında iki etki yan yana görülür: Batı resmi ve 15. yüzyılın Türkmen minyatürü, yani Akkoyunlu ve Karakoyunlu saraylarında gelişen üslup. Örnekler arasında Kelîle ve Dimne nüshaları ile Şeyhî'nin ve Hâtifî'nin Hüsrev ü Şîrîn'leri var. Arşivdeki Hâtifî nüshası 1498–99 tarihli.

Yavuz ve Kanûnî dönemi (16. yüzyılın ilk yarısı)
Yavuz Sultan Selim, İran ve Mısır'dan İstanbul'a farklı gelenekleri temsil eden nakkaşlar getirdi. Bu nakkaşlar birlikte çalıştı; resimlerde Herat sarayının süslü üslubu ile Osmanlı'ya özgü bir anlatım bir araya geldi. 1515'te Tebriz'den İstanbul'a sürgün edilen sanatçılar arasındaki Şahkulu, sarayın nakkaşhanesinde, yani resim ve süsleme atölyesinde, saz yolu denen yeni bir süsleme üslubunun ilk temsilcisi oldu. Saz yolunda kıvrık yapraklar, hayalî yaratıklar ve periler boyasız kâğıda siyah mürekkeple çizilir.
Kanûnî döneminden iki önemli örnek Matrakçı Nasuh'un ve şair Ârifî'nin kitaplarıdır. Matrakçı, Kanûnî'nin ilk İran seferini (1533–36) anlatan Beyân-ı Menâzil'in hem metnini yazdı hem de ordunun konakladığı şehirleri resimledi; kitabın tek nüshası İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde. Ârifî'nin Süleymannâme'si ise beş ayrı nakkaşın elinden çıktı; arşivdeki nüsha 1558 tarihli.

Klasik dönem: Nakkaş Osman (16. yüzyılın ikinci yarısı)
TDV, klasik Osmanlı üslubunun en büyük ustası olarak Nakkaş Osman'ı gösterir. Kendi üslubunu ilk kez gösterdiği kitap, 1569'da bitirilen Nüzhetü'l-Esrâri'l-Ahbâr der Sefer-i Sigetvar'dır; Kanûnî'nin son seferini ve Sigetvar'daki ölümünü anlatır.
Nakkaş Osman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde şehnâmeci, yani sarayın resmî tarihçisi, Seyyid Lokmân'la birlikte çalıştı. Başında olduğu nakkaşlar Zafernâme, Şehnâme-i Selîm Hân, Şehinşâhnâme, Hünernâme, Zübdetü't-Tevârih ve Sûrnâme-i Hümâyûn'u resimledi. Bu kitapların çoğundan yapraklar Acâib'de var: Şehnâme-i Selîm Hân, Şehinşâhnâme I, Şehinşâhnâme II, Hünernâme I, Hünernâme II, Zübdetü't-Tevârih ve Sûrnâme-i Hümâyûn. Ayrıntı için Hünernâme nedir? ve Şehinşâhnâme nedir? rehberlerine bakabilirsin.
Sûrnâme-i Hümâyûn, III. Murad'ın oğlu Şehzade Mehmed'in 1582'deki sünnet şenliğini anlatır. Topkapı'daki başı ve sonu eksik nüshasında Nakkaş Osman'ın 427 minyatürü var.

III. Mehmed ve I. Ahmed dönemi (16. yüzyıl sonu, 17. yüzyıl başı)
Erzurumlu Darîr'in Hz. Muhammed'in hayatını anlatan Sîretü'n-Nebî'si (Siyer-i Nebî olarak da bilinir) için III. Murad'ın emriyle altı ciltlik resimli bir nüsha hazırlandı. Resimleri, Enderun'da (sarayın okulu) yetişmiş Nakkaş Hasan'ın yönetimindeki bir ekip yaptı. Hattat Ahmed Nûri'nin kopyaladığı nüsha 1595'te III. Mehmed'e sunuldu; içinde 814 minyatür vardı. Bu nüshanın III. cildi bugün New York Public Library'de; Acâib'de bu cildin yaprakları var.
I. Ahmed döneminde murakka, yani tek tek resimlerin belli bir sıraya göre kitap biçiminde bir araya getirildiği albüm önem kazandı. Kalender Paşa'nın düzenlediği I. Ahmed Albümü'nde gündelik hayat sahneleri ile tek kadın ve erkek figürleri var. Kalender Paşa'nın hazırlattığı büyük boyutlu Falnâme de bu döneme aittir.
17. yüzyıl: Ahmed Nakşî ve kıyafet albümleri
II. Osman döneminde Ahmed Nakşî, klasik üsluptan ayrılıp kendine özgü bir üslup geliştirdi. Bu yüzyılda resim saray dışına da yayıldı: İstanbul'a gelen yabancılar için hazırlanan kıyafet albümlerinde, yani farklı giyim tiplerini tek tek gösteren albümlerde, tek figürlü resimler çoğaldı.

18. yüzyıl: Levnî ve son
Asıl adı Abdülcelil Çelebi olan Edirneli Levnî, 18. yüzyılın başında Kebir Musavver Silsilenâme'deki padişah portrelerini yaptı. TDV bu portreleri Batılılaşma döneminin, yani Avrupa etkisinin arttığı dönemin Osmanlı resim üslubunun ilk örnekleri sayar. Levnî, III. Ahmed'in oğullarının sünnet şenliğini anlatan Vehbî'nin Sûrnâme'sini de 137 minyatürle resimledi. Göz alıcı zıt renkler yerine mor, sarı ve turuncu gibi yumuşak tonları seçti.
Abdullah-ı Buhârî'nin imzalı ve tarihli eserleri 1735–45 yıllarına aittir: tek figürlü resimler ve çiçek resimleri. Lake bir kitap kabının madalyonlarına yaptığı iki manzara, Batı etkisindeki Türk resminde derinlik verilmeye çalışılan, bilinen en erken tarihli manzaralar sayılır. Figürlerin yüzlerine de Batı etkisiyle derinlik vermeye çalıştı.
1750'den sonra Osmanlı minyatürü çoğunlukla kıyafet albümleri ve padişah portreleriyle devam etti. 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında kıyafet albümlerindeki ve elçilik kitaplarındaki resimler üç boyutlu bir tarzda, suluboyayla yapılmaya başladı; bazı tek figürlü resimler de kâğıda tempera ya da yağlıboyayla yapıldı. TDV'ye göre geleneksel minyatürün sonunu bu değişim getirdi.
Şehnâmeci ne demek?
Şehnâmeci, Osmanlı sarayında padişahın tarihini yazmakla görevli resmî tarihçiydi. Bu makam Kanûnî zamanında, 1550 dolayında şair Ârifî için kuruldu. İlk şehnâmeciler olayları Farsça ve beyitlerle, Firdevsî'nin Şâhnâme'si gibi destan üslubuyla anlattı. Nakkaş Osman ve Nakkaş Hasan gibi saray ressamları şehnâmecilerle yakından çalıştı. 1601'den sonra makama sürekli atama yapılmadı.
Makam en verimli yıllarını, 1569'da göreve gelen Seyyid Lokmân'ın zamanında (1569–95) yaşadı. Şehinşâhnâme, Zübdetü't-Tevârih ve Kıyâfetü'l-insâniyye'nin metinleri onundur; Hünernâme'yi de önceki şehnâmecilerin başladığı yerden tamamladı.

Nakkaşhane: minyatürler nerede yapılırdı?
Nakkaşhane, süsleme sanatçılarının bir arada çalıştığı saray atölyeleriydi. Ressamlar, müzehhipler (kitabı altın ve boyayla süsleyen tezhip ustaları) ve ciltçiler burada çalışırdı. Atölyelerin bir kısmı Topkapı Sarayı'nın birinci avlusunda, bir kısmı da sarayın dışında, At Meydanı'na bakan Arslanhâne denen yapının yanındaydı. Yapılan işlerin cinsi, ustaların adları ve aldıkları ücretler düzenli olarak kayda geçirilirdi.
Önemli Osmanlı minyatür sanatçıları
- Sinan Bey (15. yüzyıl): Topkapı'daki imzasız bir Fâtih portresi ona atfedilir; bazı araştırmacılar portreyi öğrencisi Şiblîzâde Ahmed'e verir.
- Şahkulu (ölümü 1556): saz yolu süslemesinin ilk temsilcisi.
- Matrakçı Nasuh (ölümü 1564): Beyân-ı Menâzil'deki şehir resimleri; metni de kendisi yazdı.
- Nakkaş Osman (16. yüzyılın ikinci yarısı): klasik Osmanlı üslubunun en büyük ustası; Sigetvar kitabı, Hünernâme, Sûrnâme-i Hümâyûn.
- Nakkaş Hasan Paşa (ölümü 1622): Sîretü'n-Nebî nüshasını resimleyen ekibin başı; sonradan vezir oldu.
- Ahmed Nakşî (17. yüzyıl başı): klasik üsluptan ayrılan kişisel üslubu.
- Levnî (ölümü 1732): padişah portreleri ve Sûrnâme-i Vehbî.
- Abdullah-ı Buhârî (18. yüzyıl): tek figürlü resimler, çiçek ve manzara resimleri.
Osmanlı minyatürleri nerede?
Osmanlı minyatürlü yazmalarının önemli bir bölümü İstanbul'da, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndedir: Hünernâme, Sûrnâme-i Hümâyûn, Ârifî'nin Süleymannâme'si ve Sigetvar kitabı bunlar arasında. Beyân-ı Menâzil ve Şehinşâhnâme'nin birinci cildi İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde, Zübdetü't-Tevârih Türk ve İslâm Eserleri Müzesi'nde. Yurt dışında Dublin'deki Chester Beatty Library ve New York Public Library önemli nüshalar saklar.
Acâib'deki Osmanlı yapraklarını Minyatür örnekleri sayfasında dönem dönem görebilirsin.
Kaynakça
- F. Banu Mahir, "Minyatür", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2020.
- Zeren Tanındı, "Nakkaşhâne", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2006.
- Zeren Tanındı, "Nakkaş Hasan Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2006.
- Zeren Tanındı, "Sinan Bey", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2009.
- Hüseyin Gazi Yurdaydın, "Matrakçı Nasuh", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003.
- Hüseyin Gazi Yurdaydın, "Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1992.
- Şehnaz Yalçın, "Levnî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003.
- Zeynep Tarım Ertuğ, "Hünernâme", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1998.
- Hatice Aynur, "Surnâme", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2009.
- Christine Woodhead, "Şehnâmeci", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010.
- Bekir Kütükoğlu, "Lokmân b. Hüseyin", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003.
- Mustafa Erkan, "Sîretü'n-Nebî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2009.
- Fatma Çiçek Derman, Gülnur Duran, "Şahkulu", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010.
- Filiz Çağman, "Abdullah-ı Buhârî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1988.
Sık sorulanlar
- Osmanlı minyatürü nedir?
- Osmanlı sarayında ve çevresinde hazırlanan el yazması kitapların resimleridir. 15. yüzyılın üçüncü çeyreğinden 19. yüzyıl başına kadar sürdü; en parlak dönemi 16. yüzyılın ikinci yarısıdır.
- Osmanlı minyatürünün özellikleri nelerdir?
- Konusu çoğu zaman padişahların seferleri, törenleri ve şenlikleridir. Klasik dönemde zeminler sadeleşti, konular yalın bir anlatımla ve belgeye yakın bir gerçekçilikle gösterilmeye çalışıldı. Matrakçı Nasuh ise şehirleri gözleme dayanarak çizdi.
- Osmanlı minyatürünün en ünlü sanatçısı kimdir?
- TDV, klasik Osmanlı üslubunun en büyük ustası olarak Nakkaş Osman'ı gösterir. Matrakçı Nasuh ve Levnî de en çok bilinen adlar arasındadır.
- Nakkaş Osman hangi eserleri resimledi?
- Başında olduğu nakkaşlar Nüzhetü'l-Esrâri'l-Ahbâr der Sefer-i Sigetvar, Zafernâme, Şehnâme-i Selîm Hân, Şehinşâhnâme, Hünernâme, Zübdetü't-Tevârih ve Sûrnâme-i Hümâyûn'u resimledi.
- Şehnâmeci ne demek?
- Osmanlı sarayında padişahın tarihini yazan resmî tarihçidir. Makam 1550 dolayında Kanûnî zamanında kuruldu.
- Matrakçı Nasuh'un minyatürlerinin özelliği nedir?
- Matrakçı, tarih kitaplarını insan figürü olmayan manzaralarla ve şehirlerin kuşbakışı görünümleriyle resimledi. Resimlerinin çoğu gözleme dayanır.
- Levnî neden önemlidir?
- Levnî'nin padişah portreleri, Batılılaşma dönemi Osmanlı resim üslubunun ilk örnekleri sayılır. Yumuşak renkleriyle tanınır.
- Osmanlı minyatürü ne zaman sona erdi?
- 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında kıyafet albümlerindeki ve elçilik kitaplarındaki resimler üç boyutlu bir tarzda ve suluboyayla yapılmaya başlandı; bazı resimler kâğıda tempera ya da yağlıboyayla yapıldı. Bu değişim geleneksel minyatürün sonunu getirdi.
Örnek yapraklar

fol. 165a
Fatih Sultan Mehmed’in Belgrad Kalesine hücumu (1456)
Hünernâme I

fol. 256b
Mohaç Savaşı 1526
Hünernâme II

fol. f140
III. Murad’ın Fransız elçisi Jacques de Germigny’yi kabulü
Şehinşahnâme I

fol. f024b
III. Murad’ın maiyetiyle İran elçisi Maksud’u kabulü
Şehinşahnâme II

fol. f053b-054a
Safevî elçisi Şahkulu’nun Edirne’de Sultan II. Selim’e hediye sunması
Şehnâme-i Selîm Hân

fol. f059b
III. Murad (1546–1595)
Zübdetü't-Tevârih

fol. f047v
Kanuni Sultan Süleyman
Kıyâfetü'l-insâniyye fî şemâili'l-Osmâniyye (Şemâilnâme)

Tek yaprak
Sigetvar kuşatmasından sonra mükâfat dağıtılması
Nüzhet-i Esrârü'l-Ahbâr der Sefer-i Sigetvar

Görsel 2
Rodos kuşatmasında Sultan Süleyman — ayrıntı
Ârifî, Süleymannâme (1558)

Görsel 6
Atlılar ve tazılarla bir av sahnesi
Hâtifî, Husrev ü Şîrîn

fol. 19a
Bâb-ı Saadet, İkinci Avlu ve Kubbealtı
Hünernâme I

fol. surname-i-humayun-1-architects
Mimarların alayı
Sûrnâme-i Hümâyûn